Fotoğraf: Jimmy Nelson
NASIL YAPILIR?

Siz de bakanları hayran bırakan portreler çekebilirsiniz...

Ocak. 01, 2016  |  Portre  |  Fotoğraf: Jimmy Nelson ©

Fotoğraf: Jimmy Nelson

Fotoğraf çekmeyi seviyorsunuz. Bir de paraya kıyıp body ve lens kiti satın aldınız. Önce manzara, sokak, eş-dost, kedi-köpek, kuş-çiçek derken çektiğiniz fotoğrafların sayısı artıyor ama internette gezerken ya da fotoğraf dergilerini incelerken gördüğünüz fotoğrafların seviyesinde kareleriniz olmamasına şaşırıp, özeniyorsunuz. Ne yapmalı?

1- Öncelikle çok oku, çok araştır, çok gez, çok dene...

2- Olabildiğince daha iyi ekipmanla çalış.

3- Hep denedin, hep yenildin. Olsun. Gene dene, gene yenil. Daha iyi yenil. (Samuel Beckett)

Hadi başlayalım o zaman. İlk başta sizi tatmin edecek, ardından fotoğraf sanatı açısından beklentilere yaklaşacak portre fotoğrafı nasıl çekilir sorusuna yanıt arayacağız. İlk kuralı söyleyeyim;

"Taklitçi olmayın. Kendi tarzınız olsun... Y.Ç"

Şimdi devam edelim...

Soru: İyi bir portre fotoğrafı için neler lazım?

1 Öncelikle ekipman konusunu ele alacağız. Ne lazım? Piyasada bulunan farklı boyut ve hassasiyetdeki sensörlü bodylerden hangisi işe yarar? Lens seçimi nasıl olmalı? Tripod olmadan olmaz mı? İlla da stüdyo şart mı? O koca koca ışıklar, paraflaslar olmadan çekemez miyiz? Portre fotoğrafı için ek bütçe gerekir mi?

2Portre fotoğrafı için olmazsa olmaz 4 unsur nedir? Öncelikle model konusunu çözmemiz lazım. Sonra mekan meselesine gelecek sıra. Ve ardından portre fotoğrafçılığının daha doğrusu fotoğrafçılığın olmazsa olmazı "IŞIK" konusunu ele alacağız hep birlikte. Daha sonra kadrajdan bakarken asıl görmemiz gereken nelermiş sorularını yanıtlayacağız. Bastık mı deklanşöre? Son olarak küçük düzeltmelerle fotoğrafa nasıl makyaj yapacağımıza yüzeysel olarak göz atacağız.

Bir not; Bu yazıda ileri seviye iç mekan / dış mekan ışık, ileri seviye dijital işleme - düzeltme vb. gibi konulara hiç girmeyeceğim ama ileride onları da anlatacağım.Yazarın notu - Yalçın Çakır

1EKİPMAN; Ben ilk sıraya hep ekipman konusunu alırım. Neden mi? Bir body ve lens olmadan fotoğraf çekmeniz çok zor. Aslında bir kara kutu ve önüne toplu iğne ile açacağınız bir delik. İçine yerleştireceğiniz ışığı kaydedecek yüzeyle de yapabilirsiniz ama sizi biraz uğraştırır. (Cep telefonları ve tabletleri dahil etmiyorum. O ayrı bir konu.) En iyisi mi siz bir body ve lens ya da lensler edinin. Marka vermek adetim değil ama merak edenler Ekipman sayfama  →   buraya tıklayarak göz atabilir. Ekipman konusu tamamen ama tamamen duygusaldır. Yani, cüzdanınızla ve kredi kartınızla ilgilidir. Sizi sıkıntıya düşürmeyecek bir bütceyle alabileceğinizin en iyisini almak geçerli kural olmalı. İsterseniz Foto Market sayfalarımızdan da  →   buraya tıklayarak inceleme yapabilir, yaşadığınız şehire göre firma, adres ve telefonlara ulaşabilirsiniz.

. Body: Sensör boyutu fark etmez. Aynalı ya da aynasız fark etmez. Önemli olan bodyde otomatik ve manuel modların bulunması. Varsa paranız Full Frame ve yüksek çözünürlükte sensörlü bir body daha tercih sebebidir.

. Lens: İdeali portre fotoğrafı için üretilmiş lensleri tercih etmektir. Örneğin 85 mm, 100 mm f/1.8 ya da f/1.2. Ya da odak uzunluğu yüksek teleobjektif gibi. Ama korkmayın, set halinde aldığınız bir body ve lens takımıyla da harika portreler çekmeniz mümkün. Varsa paranız renk sapması en aza indirilmiş, özel kaplamalı, ileri seviye merceklerle üretilmiş, açık diyaframlı, görüntü sabitleyici (IS) özelliği olan, lensler daha tercih sebebidir. Her markanın farklı harf kodları ile tanımlamaları vardır. Örneğin Canon'un L serisi, IS'si olan, USM özellikli lensleri gibi.

. Tripod: Olmalı. Kullanılmalı ama ekipman ve ışığa göre olmasa da olur.

. Stüdyo şart mı? Profesyonel reklam, ürün fotoğrafçısı değilseniz stüdyo şart değil. Stüdyo fotoğrafçılığı ve dijital işleme bambaşka bir meslek dalı oldu. O nedenle başka bir incelemede ele alabilliriz. Biz şimdi evde, işde, sokakta, doğal ışığın olduğu her yerde hatta sokak lambası gibi suni ışıkların olduğu yerlerde portre fotoğrafı çekimini ele alacağız.

. Yansıtıcı: Bulabilirseniz yanınıza beyaz karton alın. Daha da güzeli hani şu beyaz eşya kutularından çıkan beyaz köpük levhalardan varsa yeme de yanında yat. Biraz daha öğrenince Sirkeci'ye uğrar katlanablir, çantaya sığar türünden bir yansıtıcı (reflektör) alırsınız. Şimdilik erken. Ne işe yarayacağına birazdan değineceğim. Yansıtıcı için isterseniz Foto Market sayfalarımızdan da  →   buraya tıklayarak inceleme yapabilir, yaşadığınız şehire göre firma, adres ve telefonlara ulaşabilirsiniz.

Ulaş Fıratlı

Fotoğraf: Yalçın Çakır © Model: Ulaş Fıratlı

2 Portre fotoğrafı için olmazsa olmaz 4 unsur nedir? Geldik asıl meseleye. Öncelikle model konusunu çözmemiz lazım. Eve akşamdan şöyle bir göz atın. Öncelikle çocuğunuz varsa onu model olarak ikna etmelisiniz. Eşiniz, sevgiliniz ya da mangal vaadiyle ikna edeceğiniz bir arkadaşınız da model olabilir. Model çok güzel ya da yakışıklı olmalı mı? Yoo... Modelliği kabul etsin yeter.

Bir not; Unutmadan model olarak kullanacağınız kişi ileride su kaynatabilir.. Nasıl mı? Çektiniz, işlediniz, harika bir kare çıktı ortaya, modelin iznini almadan koydunuz web siteniz, bloğunuz ya da yükleme/yayınlama sitelerinden birine. Sonra model olarak kullandığınız kişi "Vay nasıl olur" dedi. Valla davalık bile olabilirsiniz. Siz siz olun yazılı iznini alıp bir kenara koyun.Yazarın notu - Yalçın Çakır
 

Model tamam mı? Sıradaki başlık Mekan... Işığın olduğu her yer size uygun mekandır. Yeter ki izinsiz gireceğiniz özel alanlar olmasın. Kapalı alanlarda en güzeli pencereden sızan gün ışıdır. Açık alanlarda da keskin kontrastlı, gözü yoran karışıklıkta, modelin etkisini kaybedecek renk ve canlılıkta arka planlardan kaçınarak ışığı ve kadrajı kullanacağız.

Hadi başlayalım;

Bir not; Body, lensler, tripod, yansıtıcıyı aldık, düşeceğiz yollara... Ama yola düşmeden önce bir araştırma yapmanızda fayda var. Nerede çekeceksiniz? Hangi saat diliminde çekeceksiniz? Modele bağlı olarak çekiminiz ne kadar sürer? Bu sorulara yanıtlar bulun. Işığın peşine düşeceğiniz için yol da zaman da mekan da çok ama çok önemli.Yazarın notu - Yalçın Çakır

AArka Plan; Portre fotoğrafında en önemli unsur modelin öne çıkartılması ve çevredeki, arka plandaki sadelik içinde dikkati modelin çekmesidir. Bu nedenle arka planı dikkatli seçmelisiniz. Varsayın ki ormanda çekim yapıyorsunuz ve mevsim sonbahar. Yüzlerce ton var değil mi? Sarıdan yeşile, kızıldan kahverengiye kadar hem ton hem de ağaç, dal, yaprak, çiçek, aradan sızan ışıklar, bank vb ile çerçeve karışıyor. Olsun. Çaresi aşağıda.

BLens seçimi: Portre çekerken en az 85 mm, 100 mm veya daha yüksek odak uzaklığına sahip bir lense geçin. Ben 85 mm f/1.8 lensi tercih ediyorum. 85 mm f/1.2 daha iyi ama çoğu insana göre pahalı. Olabildiğince açık diyafram tercih edin. Açık diyaframlı lens modelin arka plandan kopartılmasını sağlar. Örneğin f/1.8 ve ISO 100. Yani düşük ISO değerlerini tercih edeceğiz. Bu nedenle de tripod kullanmak durumundayız. Poz ölçümünü modelin yüzünden yapın. Netlemeyi de mutlaka gözlerden yapın. Yani otomatik mod yerine manuel modda çalışmanız portreye hükmetmenizi sağlar.

C Model; Modeliniz mümkün olduğunca poz verir gözükmemeli. Doğallık çok önemli. Herhangi bir öykü ya da senaryo dahilinde çekim yapmıyorsanız doğallığı korumalısınız. Bunun için çekim öncesinde sohbet edin. Bırakın rahat davransın.. Zırt pırt müdahale edip, zart zurt karışarak germeyin ve demoralize etmeyin. Bırakın rahat olsun ve siz de kadrajda takipte olun. En doğru anlarda deklanşöre basın. Model güzel olduğu için (örneğin gözler) dikkat çeken çalışmaların yanı sıra çirkin, kötü, korkunç, yaşlı, bebek, işçi vs... portreleri çekilebilir. Örnekleri görmek için →   buraya tıklayarak bir göz atabilirsiniz.

DAçı / Kadraj / Yön: Çekim açısı çok önemli. Ben ısrarla bazı katı fikirleri savunanlara karşıyım. Yani 50 yıl öncenin fotoğraf değerleri ve kriterleriyle neredeyse kadraja cetvel sokup, masa üstünü düzenler gibi yerleştirmeler yapılması ya da fotoğrafın finalinde bunun milimetrik oranlarda aranmasının eskimiş bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum. (Yukarıdaki eleştirilerime fotoğrafçılığın temel kompozisyon değerleri ile Altın Oran kuralları dahil değil tabiiki.)

Farklı ışık, kompozisyon, kadraj arayışındaki portreler hep ilgimi çekmiştir. Örneğin sayfanın üstündeki fotoğrafta olduğu gibi gözleri merkeze alabilirsiniz, bakış boşluklarıyla oynayabilirsiniz. Kadrajınızı tamamen değiştirip yukarıdan, aşağıdan, çarprazdan denemeler yapabilirsiniz. Hatta sadece 85 ya da 100 mm lensler yerine bazen (çok sık olmasa da) modelin durumuna, işine, ortamına göre geniş açı bile kullanılabilir. Örnekleri görmek için →   buraya tıklayarak bir göz atabilirsiniz. Kim ne çekmiş? Hangi ışık/açı/kadraj/komposizyonda çalışmış. Neden dünyada top 50 olmuş, karar sizin.

Ulaş Fıratlı 2

Fotoğraf: Yalçın Çakır © Model: Ulaş Fıratlı

E Işık; Dik, sert, doğrudan yukarıdan gelen ışıklardan kaçın. Yataya yakın, yumuşak ışık kapalı mekanda pencereden süzülen ışıkta çekim için idealdir. Eğer dışarıda, açık alanda (doğal ışıkta) çekim yapıyorsanız saat dilimi çok önemli. Altın saat diye bir kavram vardır fotoğrafçılıkta. Portre fotoğrafının altın saateri ise ışığın yatay konumda geldiği gün doğumu ve gün batımının hemen önceleridir. Suni ışık olarak flash kullanacaksanız önünde bir beyaz geçirgen olmalı. Profesyonel flashlarda bu ek apartlar var. Örneğin benim kullandığım Speedlite 600EX-RT flashın bu aparatı var. Sizde yoksa flaşın önüne beyaz bir kağıt (dosya kağıdı) tutun. Böylece alında, yanak ve çene çıkıntılarında parlamalardan, ışık patlamalarından kurtulursunuz.

F Yansıtıcı; Bulabilirseniz yanınıza beyaz karton alın. Daha da güzeli hani şu beyaz eşya kutularından çıkan beyaz köpük levhalardan varsa yeme de yanında yat. Bunu kullanmak için siz ve model haricinde bir kişi daha gerekir. Çene altı vb. bölgelerden daha iyi ışık ve detay almanızı sağlar. Portre çekimini biraz daha ilerletince Sirkeci'ye uğrar katlanablir, çantaya sığar türünden bir yansıtıcı (reflektör) alırsınız. Şimdilik erken. Yansıtıcı için isterseniz Foto Market sayfalarımızdan da  →   buraya tıklayarak inceleme yapabilir, yaşadığınız şehire göre firma, adres ve telefonlara ulaşabilirsiniz.

Şimdilik bu kadar. İleride daha ileri seviye (Stüdyo-Işık-Dİjital düzeltme vb...) konularını da yazacağım.

Sözün özü; "Taklitçi olmayın. Kendi tarzınız olsun... Y.Ç"

Yalçın Çakır

© Yalcin Cakir Photography

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na tabidir © TIKLA